1. Seçim zamanları aktif olan, dar bir kadro ile faaliyet gösteren ve üyelerle sıkı ilişkiler kurma amacı gütmeyen parti türü aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kitle partisi
B) Kartel partisi
C) İdeolojik parti
D) Kadro partisi
E) “Hepsini yakala” partisi
Çözüm:
Doğru cevap D) Kadro partisi‘dir. Kadro partileri, geniş üye tabanından ziyade, genellikle seçim dönemlerinde aktif olan dar bir profesyonel veya elit kadroya dayanır. ABD’deki Demokrat ve Cumhuriyetçi partiler bu türe örnek olarak verilir.
2. Hükümetlerin, baskı gruplarından özellikle işçi ve işveren örgütlerini önemli iktisadi karar alma süreçlerine dahil etmesini öngören model hangisidir?
A) Demokratik korporatizm
B) Plüralizm
C) Otoriter korporatizm
D) Himayecilik (Klientelizm)
E) Lobicilik
Çözüm:
Doğru cevap A) Demokratik korporatizm‘dir. Bu modelde devlet, zorlayıcı olmadan, işçi ve işveren gibi büyük ve merkezi örgütleri bir araya getirerek önemli iktisadi kararları diyalog ve uzlaşı yoluyla alır. İsveç ve Almanya bu modelin örneklerindendir.
3. Aşağıdakilerden hangisi siyasi partilerin temel işlevlerinden biri olan “siyasal kimlik inşası”nı ifade eder?
A) Sadece seçim kazanmak
B) Toplumsal talepleri birleştirmek
C) Geleceğin liderlerini yetiştirmek
D) Hükümeti kurmak ve politikaları uygulamak
E) Vatandaşların kendi siyasi yönelimlerini parti aidiyetleri üzerinden tanımlamalarına yardımcı olmak
Çözüm:
Doğru cevap E) Vatandaşların kendi siyasi yönelimlerini parti aidiyetleri üzerinden tanımlamalarına yardımcı olmak‘tır. Kitapta, partilerin kurumsallaştığı ülkelerde vatandaşların kendi siyasi oryantasyonlarını parti kimlikleri ile tanımladıkları belirtilmektedir. Bu, partilerin siyasal kimlik inşasındaki rolünü gösterir.
4. “Oligarşinin Tunç Kanunu” tezini ortaya atan ve her örgütün kaçınılmaz olarak küçük bir yönetici azınlığın kontrolüne gireceğini savunan düşünür kimdir?
A) Max Weber
B) Karl Marx
C) Giovanni Sartori
D) Roberto Michels
E) Maurice Duverger
Çözüm:
Doğru cevap D) Roberto Michels‘dir. Alman siyaset bilimci Roberto Michels, özellikle siyasi partiler üzerine yaptığı çalışmalarda, “nerede bir örgüt varsa orada oligarşi vardır” diyerek “Oligarşinin Tunç Kanunu” tezini geliştirmiştir.
5. Modern öncesi dönemlerde, yönetenlerin yönetilenlerin düşüncelerini öğrenmek için başvurduğu yöntemler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
A) Casusluk
B) Kamuoyu anketleri
C) Jurnalizm
D) Yöneticilerin kıyafet değiştirerek halk arasına karışması
E) Yerel eşraftan bilgi alma
Çözüm:
Doğru cevap B) Kamuoyu anketleri‘dir. Kamuoyu araştırmaları ve anketler, modern dönemde geliştirilmiş bilimsel tekniklerdir. Geleneksel toplumlarda yöneticiler, halkın düşüncelerini daha çok casusluk, jurnalizm ve tebdil-i kıyafet gibi yöntemlerle öğrenmeye çalışırlardı.
6. Günümüzde siyasi partilerin üye sayılarının düşmesi ve seçmenlerin kolaylıkla parti değiştirebilmesi, aşağıdaki olgulardan hangisinin göstergesi olarak kabul edilir?
A) Parti bağlılıklarının zayıflaması
B) Parti içi demokrasinin artması
C) İdeolojilerin güçlenmesi
D) Seçimlere katılımın artması
E) Kitle partilerinin yükselişi
Çözüm:
Doğru cevap A) Parti bağlılıklarının zayıflaması‘dır. Kitapta, günümüzde siyasi partilerin etkisinin azaldığı tartışılırken, üye sayılarının düşmesi ve seçmenlerin kolaylıkla başka partilere oy verebilmesinin parti bağlılıklarının azaldığının bir göstergesi olduğu belirtilmektedir.
7. Aşağıdakilerden hangisi, seçmenlerin bürokrasi ile olan sorunlarını çözmek için milletvekillerine başvurmasının yarattığı potansiyel bir risktir?
A) Bürokrasinin tamamen ortadan kalkması
B) Siyasetçilerin bürokrasi hakkında bilgi sahibi olması
C) Vatandaşların sorunlarının daha hızlı çözülmesi
D) Bürokratların daha verimli çalışması
E) Milletvekillerinin seçmenlerine ayrıcalık tanımak için yasal olmayan taleplerde bulunabilmesi
Çözüm:
Doğru cevap E) Milletvekillerinin seçmenlerine ayrıcalık tanımak için yasal olmayan taleplerde bulunabilmesi‘dir. Bu durum, bürokrasinin siyasetçiler tarafından denetiminin bir biçimi olsa da, kitapta belirtildiği gibi, milletvekillerinin yasallığı tartışmalı taleplerde bulunma riski taşıyan “çok riskli bir yol” olarak nitelendirilmiştir.
8. İki ya da üç partinin koalisyon kurmak zorunda kaldığı parti sistemi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hakim parti sistemi
B) Ilımlı çok partili sistem
C) İki partili sistem
D) Aşırı çok partili sistem
E) Tek partili sistem
Çözüm:
Doğru cevap B) Ilımlı çok partili sistem‘dir. Kitapta, ılımlı çok partili sistemde genellikle hiçbir partinin tek başına hükümet kuramadığı ve hükümet kurabilmek için iki ya da üç partinin koalisyon yapmasının zorunlu hale geldiği belirtilmiştir. Üçten fazla partinin koalisyonu ise aşırı çok partili sistemi ifade eder.
9. Siyasi partilerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Toplumsal talepleri toplayıp bir siyasi pakete dönüştürürler.
B) Devlet ile toplum arasında bir bağlantı noktasıdırlar.
C) Hem parlamento içinde hem de parlamento dışında doğabilirler.
Doğru cevap D) Her zaman iktidarın bir parçasıdırlar.‘dır. Bu ifade yanlıştır. Siyasi partiler iktidara gelmeyi hedeflerler ancak iktidarda olmadıklarında muhalefet görevini üstlenirler. Dolayısıyla her zaman iktidarın bir parçası değillerdir.
10. “Klasik bürokrasi” geleneğine sahip ülkelerde, bürokratların seçilmiş siyasetçilere karşı nasıl bir tutum sergileme eğilimi yüksek olabilir?
A) Siyasetçileri “amatör” olarak görüp onların otoritesini küçümseme
B) Siyasetçilerin her kararına sorgusuz sualsiz uyma
C) Siyasetçilerle tamamen işbirliği içinde olma
D) Siyasi görevlere atanma talebinde bulunma
E) Halkın taleplerini doğrudan yerine getirme
Çözüm:
Doğru cevap A) Siyasetçileri “amatör” olarak görüp onların otoritesini küçümseme‘dir. Kitapta, klasik bürokrasi geleneğine sahip ülkelerde (Almanya, Fransa gibi) bürokratların, uzun bir eğitim ve kariyer sürecinden geçtikleri için kendilerini “uzman”, siyasetçileri ise “amatör” (diletant) olarak görme ve onların otoritesini küçümseme eğiliminde olabilecekleri belirtilmiştir.
11. ABD’de yaygın olan ve baskı gruplarının kendi çıkarlarını savunmak için yasama organı üyeleri ve yargıçlar üzerinde doğrudan etki kurmaya çalıştığı faaliyete ne ad verilir?
A) Propaganda
B) Referandum
C) Lobicilik
D) Grev
E) Sivil itaatsizlik
Çözüm:
Doğru cevap C) Lobicilik‘tir. Lobicilik, özellikle ABD’de yaygın olan bir baskı grubu faaliyetidir. Lobi şirketleri, belirli bir ücret karşılığında, müşterilerinin çıkarları doğrultusunda Kongre üyeleri ve diğer karar alıcılar üzerinde etki kurmaya çalışırlar.
12. Kamuoyu hakkındaki tartışmalarda, bu kavramın tam olarak neyi ifade ettiği belirsizdir. Bu belirsizliğin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kamuoyunun sadece seçim zamanlarında ortaya çıkması
B) Bir toplumdaki milyonlarca insanın aynı fikirde olmasının ve her konu hakkında fikir sahibi olmasının beklenememesi
C) Kamuoyunun sadece yazılı basın tarafından oluşturulması
D) Hükümetlerin kamuoyunu hiç dikkate almaması
E) Kamuoyu araştırmalarının her zaman yanlış sonuçlar vermesi
Çözüm:
Doğru cevap B) Bir toplumdaki milyonlarca insanın aynı fikirde olmasının ve her konu hakkında fikir sahibi olmasının beklenememesi‘dir. Kitapta, kamuoyu kavramının tartışmalı olduğu, çünkü milyonlarca insanın benzer fikirde olmasının ve her konu hakkında bilgi sahibi olmasının gerçekçi olmadığı belirtilmektedir. Bu nedenle kamuoyu, genellikle sesini duyurabilen kesimlerin fikirlerini yansıtır.
13. ABD’de olduğu gibi, her yeni siyasi iktidarın bürokrasinin üst kadrolarını büyük ölçüde değiştirmesi ve kendi istediği insanları göreve getirmesi hangi sistem olarak adlandırılır?
A) Ganimet sistemi
B) Liyakat sistemi
C) Klasik bürokrasi
D) Korporatist sistem
E) Ombudsman sistemi
Çözüm:
Doğru cevap A) Ganimet sistemi‘dir. Siyasi bürokrasilerin tipik bir özelliği olan bu sistemde, iktidara gelen parti, bürokrasinin üst kademelerini kendi yandaşları veya güvendiği kişilerle doldurur. Bu durum “ganimet sistemi” (spoils system) olarak adlandırılır.
14. Avrupa’da Fransız Devrimi ve Endüstri Devrimi’nin yol açtığı çatışma eksenleri siyasi partileri şekillendirmiştir.
Aşağıdakilerden hangisi bu dönemde partileri şekillendiren çatışma eksenlerinden biri değildir?
A) Aristokrasi ile burjuvazi arası
B) Burjuvazi ile işçi sınıfı arası
C) Kilise yanlıları ile kilise karşıtları arası
D) Merkeziyetçi milliyetçiler ile yerel özerklik yanlıları arası
E) Çevreciler ile sanayiciler arası
Çözüm:
Doğru cevap E) Çevreciler ile sanayiciler arası‘dır. Kitapta, Avrupa’daki parti sistemlerini şekillendiren temel tarihsel çatışma eksenleri arasında A, B, C ve D seçenekleri sayılmıştır. Çevrecilik gibi konuları merkeze alan “Yeni Sosyal Hareketler” ve bunlara dayalı partiler daha sonraki bir dönemin ürünüdür.
15. Günümüzde siyasi partiler arasındaki ideolojik farklılıkların azalması ve çoğunun “hepsini yakala” partisi haline gelmesinin temel nedenlerinden biri aşağıdakilerden hangisidir?
A) Milliyetçiliğin yükselişi
B) Sosyalist ideolojinin krizi ve refah devleti uygulamalarının zayıflaması
C) Dini hareketlerin güçlenmesi
D) Monarşilerin yeniden kurulması
E) Baskı gruplarının tamamen ortadan kalkması
Çözüm:
Doğru cevap B) Sosyalist ideolojinin krizi ve refah devleti uygulamalarının zayıflaması‘dır. Kitapta, sosyalist ideolojinin gücünü yitirmesi ve refah devleti uygulamalarının eskisi gibi sürdürülememesinin, Batı’da sol ve sağ partiler arasındaki farkları azalttığı ve partilerin çoğunun “hepsini yakala” partisine dönüştüğü belirtilmektedir.
16. Bir partinin kendi içinde, hakim parti çizgisinden farklılaşan çıkar, kişilik veya ideoloji temelli gruplaşmalara ne ad verilir?
A) Hizipler
B) Baskı grupları
C) Kadrolar
D) Elitler
E) Komisyonlar
Çözüm:
Doğru cevap A) Hizipler‘dir. En disiplinli partilerde bile, parti içinde farklı çıkarlar, kişilikler ya da ideolojiler üzerinden meşrulaştırılan ve hakim parti çizgisinden farklılaşan çeşitli gruplar bulunur. Bu gruplara “hizip” denir.
17. Aşağıdakilerden hangisi plüralist (çoğulcu) baskı grupları siyaset modelinin bir özelliğidir?
A) Temsilin tek bir büyük örgüt tarafından yapılması
B) Devletin baskı gruplarını mutlak kontrol altında tutması
C) Tavandan tabana doğru bir etkilenme olması
D) Çok sayıda küçük örgütün birbiriyle rekabet etmesi
E) Baskı gruplarının karar alma süreçlerine doğrudan dahil olması
Çözüm:
Doğru cevap D) Çok sayıda küçük örgütün birbiriyle rekabet etmesi‘dir. Plüralist modelde, korporatizmin tersine, ülke çapında büyük ve merkezi örgütler yerine, daha küçük ve çok sayıda örgüt bulunur. Bu örgütler hem kendi aralarında hem de siyasi iktidarı etkilemek için rekabet ederler.
18. Bürokrasinin sürekli büyüme eğiliminde olduğunu iddia eden Kamu Tercihi Okulu’nun bu tezi, aşağıdaki olgulardan hangisine dayanır?
A) Bürokratların her zaman kamu çıkarını düşünmesi
B) Bir kez kurulan bir bürokratik örgütü feshetmenin çok zor olması
C) Bürokratların sık sık istifa etmesi
D) Siyasetçilerin bürokrasiyi her zaman etkin bir şekilde denetlemesi
E) Teknolojik gelişmelerin bürokrasiye olan ihtiyacı azaltması
Çözüm:
Doğru cevap B) Bir kez kurulan bir bürokratik örgütü feshetmenin çok zor olması‘dır. Kitapta bu tez açıklanırken, “Bir kez kurulduktan sonra herhangi bir bürokratik örgütü feshetmek çok zordur.” ifadesi kullanılmaktadır. Bu durum, bürokratların kendi kurumlarını ve pozisyonlarını koruma ve büyütme eğilimleriyle birleşerek bürokrasinin sürekli genişlemesine yol açar.
19. İdeal tip olarak, bürokratlar ile siyasetçiler arasındaki görev ayrımı nasıl olmalıdır?
A) Bürokratlar politika belirler, siyasetçiler uygular.
B) Her ikisi de hem politika belirler hem de uygular.
C) Siyasetçiler politika belirler, bürokratlar uygular.
D) Bürokratlar siyasetçileri denetler.
E) Aralarında hiçbir görev ayrımı yoktur.
Çözüm:
Doğru cevap C) Siyasetçiler politika belirler, bürokratlar uygular.‘dır. Demokratik rejimlerin teorik mantığına göre, seçimle gelen ve halka hesap veren siyasetçiler politikaları belirlemekle, atanmış olan ve teknik uzmanlığa sahip bürokratlar ise bu politikaları uygulamakla yükümlüdür.
20. Aşağıdakilerden hangisi sivil toplum kuruluşlarının (STK) temel özelliklerinden biridir?
A) Kâr amacı gütmek
B) Devlet tarafından kurulmak ve yönetilmek
C) Sadece özel ve bireysel çıkarları savunmak
D) Üyeliğin zorunlu olması
E) Gönüllülük esasına dayalı ve devletten bağımsız olmak
Çözüm:
Doğru cevap E) Gönüllülük esasına dayalı ve devletten bağımsız olmak‘dır. Sivil toplum kuruluşları, devletten bağımsız olarak kamusal alanı etkilemek isteyen bireyler tarafından oluşturulmuş, gönüllülük esasına dayalı örgütlenmelerdir.